|

Yapı sektörümüzün
aktörleri, sahip oldukları farklı ilgiler ve bakış açılarıyla,
bölünmüş bir çalışma düzeni içinde bulunmaktadırlar. Bu hem yapı
üretimi sürecine hem de araştırma-geliştirme faaliyetlerine
yansımaktadır. Bununla birlikte, tüketici (işveren / kullanıcı)
büyük ölçüde yapı üretim sürecinden kopmuş durumdadır.
Halbuki hem yapı üretimi sürecinde hem de yapılan araştırmalarda
koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.
Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetleri ulusal olarak Dış Ticaret
Müsteşarlığı’nın Ar-Ge yardımlarıyla, TÜBİTAK’ın çeşitli Ar-Ge
destekleriyle ve de KOSGEB’in işletmelerin belirli bir Üniversite,
Yüksek Teknoloji Enstitüsü ya da Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) Merkez
veya Enstitülerinin imkanlarından yararlanarak teknoloji veya
teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline
dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri teknoloji geliştirme
bölgelerinin kurulması yoluyla desteklenmektedir. Bu destek
çalışmaları kapsamında sektörlere ilişkin olarak desteklerin ne
oranda olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte yapı sektörüne
ilişkin faaliyetlerin son derece az olduğu gözlenmektedir.
Ayrıca Türkiye’nin AB Entegrasyonu aşamasında Avrupa’da Ar-Ge
çalışmalarını destekleyen Çerçeve Programlarda (6. ÇP çerçevesinde)
yıllık 500 milyon Euro gibi bir katkısı bulunmaktadır. Pek çok
sektöre uygulanabileceği gibi yapı sektörüne de uygulanabilecek olan
nanoteknolojiler, yeni malzemeler, üretim yöntemleri, aletler,
araçlar ile ilgili çalışmaların teşvik edilmesinde ülkemizin 6.
ÇP’den temin edeceği faydanın maksimize edilmesi ile ilgili olarak
geliştirilmesi gereken projeler konusunda Türkiye genelinde ve de
yapı sektörü özelinde bir koordinasyonun eksikliği nedeniyle bu
proje desteklerinden son derece düşük seviyede yararlanılmıştır.
Türkiye’de yapı sektöründe araştırma ve geliştirme konusu gündeme
geldiğinde sıkça bahsedilen önemli konulardan biridir. Mega Yapılar
Yapı Sektöründe 50 Yıla Aşkın Tecrübesiyle Hizmetlerine Devam
Etmektedir.
|
Mega Müteahhitlik
Hizmetleri
|
 |